Türkiye’de sanat alanında eğitim ya da okullaşma denince akla hemen konservatuarlar gelir. Ve bu konservatuarların hemen hepsi MEB’e ve dolayısıyla YÖK’e bağlı olarak çalışan kurumlardır. Özerk çalışan ve başarılı olmuş eğitim kurumları bir hayli azdır. Bunun nedeni belki de sivil toplum örgütlenmesinin bu coğrafyada zayıflığıyla ilgilidir. Oysa ki sanat gibi temel hammaddesi yaratıcılık ve özgür düşünme olan bir alanda merkezi yönetimlerce çerçevesi çizilmiş, kesin kanunname ve yönetmeliklere bağlı olarak işleyen, hep aynı müfredatı yeniden üretmeye dayalı bir eğitim modeli ne kadar başarılı olabilir tartışmalıdır. Bu cenderenin dışında eğitim ve araştırma faaliyeti gösteren iki farklı deneyimi bugün sizlerle tanıştırmak, onları daha yakından tanımak istiyoruz. Bu iki deneyim tarihsel koşulları, üretim alanları birbirinden bir hayli farklı olsa da özerk sanat eğitimi alanında başarılı olmuş birer alternatif okullaşma örneği olarak değerlendirilebilir. Bunlardan biri araştırma yönü daha baskın olan Tiyatro Araştırma Laboratuvarı, diğeri ise eğitim yönü baskın olan Ma Music.
Tiyatro Araştırma Laboratuvarı
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarına bağlı olarak kurulan Tiyatro Araştırma Laboratuvarı (TAL) 1988 yılının Nisan ayında çalışmalarına başladı. Kurucuları arasında Ayla Algan, Beklan Algan, Erol Keskin ve Haluk Şevket Ataseven bulunuyordu. Tiyatro tarihimizde ender görülen bir laboratuvar olma niteliğine sahip olan TAL hem disiplinlerarası bir çalışma anlayışına sahipti hem de kültürlerarası çalışmayı odağına alan bir yapısı vardı. Disiplinlerarasıydı, bu bağlamda sadece tiyatro alanıyla sınırlı kalmıyordu aynı zamanda dans alanında da etkili isimlerin yetiştiği bir okul olma niteliğine sahipti. Çalışmalarda dans, tiyatro, müzik, dövüş sanatları gibi çeşitli disiplinlerin bir arada harmanlandığı bir okul.
Aynı zamanda kültürlerarasılığa vurgu yapıyordu. Hem tiyatronun dil engelini aşarak kültürler arasında nasıl bir konuma oturabileceğini araştırıyordu; hem de bunu yaparken uluslararası alanda gerçekten son derece yetkin isimlerle ve kurumlarla diyalog halindeydi ve ortak çalışmalar yapıyordu. Joseph Szajna, Peter Stein, Eugenio Barba gibi isimler.
TAL geleneksel olan ile çağdaş sahneleme arasındaki ilişkiyi araştırmış, tiyatro antropolojisi alanı başta olmak üzere tiyatronun birçok unsuru üzerine fiziksel araştırmalar yürütmüş ve öneriler geliştirmiştir.
TAL’e kaynaklık eden çalışmalar arasında LCC Tiyatro Okulu’nu, Bakırköy Halkevi’ndeki çalışmaları, Bilsak Tiyatro Atölyesi’ni sayabiliriz. TAL Şehir Tiyatroları bünyesinde kurulmakla beraber özerk bir yapıya sahipti ve zaman zaman da ŞT yönetimleri ile çatışmalı bir ilişki yaşamak zorunda bırakılmıştı.
Ben daha fazla rol çalmadan sözü Sevi Algan’a ve Erol Babaoğlu’na bırakmak istiyorum.
Sevi Algan, Çağdaş dans projelerinden politik sokak performanslarına, araştırma projelerinden çağdaş tiyatro sahnelemelerine, disiplinler arası projelerden doğaçlama gösterilere, dans tiyatrosu işlerinden mekâna özgü performanslara, köy şenliklerine, televizyon projelerine, müzikallere uzanan geniş bir yelpazede seyirciyle buluştu. Yurt içinde ve yurtdışında önemli tiyatrocu ve dansçılarla çalışma fırsatı buldu. Çatı, Çağdaş Dans Sanatçıları Derneği kurucularındandır. 1996’dan bu yana (TAL) Tiyatro Araştırma Laboratuvarı’nda, Çatı, Çağdaş Dans Sanatçıları Derneği’nde, Sanat Merkezlerinde ve Üniversitelerde repertuvar, doğaçlama, hikaye anlatıcılığı, çağdaş dans, çağdaş oyunculuk, hareket, otantik hareket, kontak doğaçlama dersleri verdi ve atölyeleri yaptı.
Erol Babaoğlu, 1996-1999 yılları arasında Şahika Tekand’ın yönettiği Stüdio Oyuncuları’nda “Tiyatro ve Oyunculuk” eğitimi aldı. 1999-2002 yılları arasında, İstanbul Şehir Tiyatrosu’nda ve Tiyatro Araştırma Laboratuvarı’nda oyunculuk yaptı. Uzun yıllar Beklan Algan ve Ayla Algan’ın yanı sıra Mehmet Ulusoy, Kenan Işık, Terzopoulos gibi yönetmenlerle çalıştı. Çok sayıda oyunda, sinema filminde ve televizyon projelerinde rol aldı. En son Kurak Günler’deki başarılı performansıyla SİYAD’dan ve Altın Portakal’dan ödüller aldı.
Aynı zamanda yönetici ve eğitimci olarak Tiyatro Araştırma Laboratuvarı’nda (TAL) çalışmalarını sürdürmektedir. “İstanbul Drama Sanat Akademisi” Çağdaş Tiyatro Eğitim Programı Koordinatörü olarak görev aldı.
Ma Music ve Sivil Mücadele
Ma Music’in kökeni aslında Aram Tigran Kent Konservatuarına dayanıyor. 2010-16 yılları arasında sinema, halk dansları, resim, müzik ve tiyatro alanlarında faaliyet gösteren Aram Tigran Konservatuarı Amed Belediyesi’ne bağlı olarak kuruluyor. Türkiye’de eğitim dili Kürtçe olan ilk konservatuar olma özelliğine sahip. 2015’ten sonra OHAL’ler, kayyumlar, ihraçlar süreci başlıyor. 2016 Aralık ayında Aram Tigran Konservatuarı kayyum yönetim tarafından kapatılıyor. Bunun üzerine konservatuardan bir grup insan MA Müzik oluşumunu başlatıyor. Tiyatrocular da Amed Şehir Tiyatrosu’nu kuruyorlar.
Burada önemli bir mücadele örneği var. Kamuya bağlı bir eğitim ya da sanat kurumu kamu desteğini kaybettiğinde ne yapabilir, nasıl yol alabilir? Aslında farklı alanlarda faaliyet göstermekle birlikte hem Amed ŞT hem de Ma Music bu mücadelenin güzel bir örneğini verdiler ve o kurumlarda oluşan birikimin heba olmasının önüne geçtiler, hatta belki de kamu içinde yürütülen çalışmanın da ötesine geçtiler.
Şerko Kaniwar 2000-2005 yılları arasında Diyarbakır’da üniversiteyi okudu. Profesyonel müziğe adımını Diyarbakır’da yerel yönetimler bünyesinde gerçekleştirilen festivallerde attı. Yerel yönetimlerin görece özgür olduğu bir dönemde anadilinde sanat eğitimi alma şansı buldu. Alternatif bir akademik eğitimde, Aram Tigran Kent Konservatuarı’nda Kürtçe bir eğitim sistemi içinde yetişti. Ardından Ma Music’in kurucularından oldu. Halen Ma Music’in koordinatörlüğünü yürütmekte ve dersler vermekte.
Hêlîn Kılıçarslan 8 yaşındayken plastik bir gitarla müzik hayatına başlayan Hêlîn Kılıçarslan (23), Bitlis’in Tetwan (Tatvan) ilçesine bağlı Çursên (Düzcealan) köyünden. Çocukluk arkadaşlarıyla kamyon kasalarında doğal ritim aletleriyle verdiği “konserler” sürerken, 12 yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a göç etmek zorunda kaldı. İlk olarak MED Kültür Sanat Derneği’nde çalışmalara katıldı. 2014 yılında ise Amed’te bulunan Aram Tigran Kent Konservatuarı’na kaydını yaptırdı. Konservatuarın kapatılması sonrası o da Ma Music’in bünyesine katıldı. Halen Ma Music’te eğitmenlik yapıyor ve Jin Ma’nın da bir üyesi.